23 12 2008

Hoşçakal Sevgilim-son mektup

  Yazıya göre bu,son mektup olmalı değil mi...okuyalım bakalım.
 
Ben veda etmeyi pek beceremem. Duygularımı da pek açığa vuramam zaten, hele bu veda çok daha zor geliyor. Aslında hiç böyle bir son görüşmeye gerek yoktu. Ama insanın kanı durmuyor işte., ne varsa bu son anlarda.?
Senden hatırlamanı bile istemiyorum., sadece temizliği ve saflığı yaşatalım bu aşkı kalbimizin bir kuytu köşesinde!...
 

 
Ne güzel başlamıştı.


Geceler boyu uykusuz kaldık birbirimizi düşünmekten, en güzel heyecanları, en güzel bakışları yaşadık. Hemen aşkı yaşadık, zamanı durdurup utançları ve sitemleri yaşadık. Kavgaların en güzellerini de biz yaptık. Çünkü barışmakta ayrı bir zevk veriyordu bize.

Sevdik, sevildik, doruğuna vardık kutsal duyguların.Aşk yeminleri ettik tutamayacağımızı bile bile. Günlerce aylarca yalnız ikimiz varmış gibi yaşadık. Ne alaylı bakan gözlere, ne karşı çıkan büyüklere, ne de dost sözüne aldandık. Kendi ateşimizde yandık, en önemlisi bir birimizi anladık.

Romantik şarkıları serin aksam üstüleri yaşadık seninle. En güzel çiçekleri verdin bana. Rüyalarda bile hep ikimiz vardık. Gerçek aşkı tattık bunu sende biliyorsun.

Öyleyse hep aynı duygularla kalmalı değil mi? Biz birlikte olmasak da... güzel başlayan çok güzel yaşanan bu aşkı aynı temiz duygularla bitirmeliyiz. Şimdi de ayrılığın en güzelini en acısını yine biz yaşıyoruz...

Ne dersin bu da Allah’ın bir lütfü değil mi bize? Lütfen ağlama. Neden benimkilerle yarışıyor göz yaşların? Sen benim güçlü kocaman sevgilim değil misin? Güçlüsündür sen... seni hep böyle hatırlamak istiyorum, haydi sil gözyaşlarını. Hava da kararmak üzere, zaman bize hep acımasızdı zaten. Yine öyle çabuk olmamızı istiyor herhalde.

Sana bir şey söylemek istiyorum. Mavi gömleğin sana çok yakışıyor bir daha kız tavlamaya niyetlenirsen bu sözlerim aklında bulunsun. Bir de küçük bir istek arkana dönüp bakma tamam mı her şey burada bitsin, hoşçakal... 

 

 ve kızın bir türlü eline geçemeyen kaybolan mektup: 

 

 Senin olmak ve benim olman için ne fikirlerimden vazgeçiyorum bir bilsen.
Nedense bir senden vazgeçemiyorum.
Nedir bu işin aslı?
Her geçen dakika, her yazıya dökülen his sonunda
sana olan hayranlığım artıyor.
Sonunu bilemediğim bir işe kalkıştığımın farkındayım.
Ne var ki hangi işin sonunu kesin ve net olarak bilerek başlıyoruz ki?
Sonuçlarını hep başımıza gelince görmüyor muyuz?

Senin başa bela bir tarafın var ki işte o yiyip bitiriyor insanı,
o tarafına bayılıyorum,
eriyip bitiyorum.
Bir virüs gibi damarlarımda dolaşıyorsun.
Seni silmem için şimdi kendimi baştanbaşa yenilemem gerekiyor.
Neden seni unutmak istediğime gelince,
şu kısa zamanımı boşa harcıyorum korkusu,
yavaş yavaş sarmaya başladı artık beni.
Korkum,
hiçbir zaman elini tutamayacak,
saçlarını okşayamayacak olmamdır belki de,
kim bilir?

Ve aklıma gelen hep başıma gelir, bilirim.
Seni bir başkasıyla el ele görmek,
söylediğin şarkıya eşlik edecek dudakların sahibinin ben olmaması
ve teninin sıcaklığını hissedecek omuzların
benim omuzlarım olmayacağını bilmektir belki de yıkan içimi,
çıldırtan beynimi
ve kemiren yüreğimi günden güne,
gizli gizli
ve gecelerce-ki bunları bilmek ölmek demek zaten-.

Boşuna biliyorum kendimi yiyip bitirmem.
Artık hiçbir şarkıyı-en gönül sazımın telini titretenleri dâhil-duymak istemiyorum.       
 Aşka dair şiirler yazmıyorum örneğin,
aşk üstüne yazılmış romanları, hikâyeleri okuyamıyorum.
Tüm hislerimi belki bir yerde sana söyleyebilirim diye içime atıyorum.
Bu yazdıklarım zaten sana söyleyemediklerim.
Belki söyleyebileceklerim şimdi bir yerlerde,
ki benim hala bilmediğim.

Senin de beni anladığın
ve kalbinin çarpışının benimkiyle aynı frekansta buluştuğu bir gün,
ben de, sana söyleyemediklerimi söylerim belki...
Kim bilir...

yazılar,sözler
kağıt kalem anlamsız geliyor
yoksun..
boşa geciyor gibi geliyor
günler geceler
her dakika her saniye
hepsi heder..

Sadece benim olmanı istiyor
ikimizin birbirimize yetebilmemizi istiyorum.
Beni görünce aynı benim seni görüşümdeki

Kokun dört duvarda,uyukladığın şu koltukta
Mevcut hala yürüdüğün kaldırımda izlerin
Bilmiyorlar terk ettiğini bu şehirden bıkıp ta
adını sevgili diye anıyorlar ya bizlerin..

o çok kötü koyuyor adama...

içimden sana bunlar geçiyor
içimden sen geçiyorsun bağıra bağıra
içimden daha neler geçiyor bir bilsen
kısmet olur da bir gün yüzüne de söylerim belki
o zamana kadar iyi bak kendine aman ha!!!!

 

Sevgilinize online aşk mektubu yazın:D işte buradan...

4982
0
0
Yorum Yaz