08 10 2012

Fincanda pişen kahve

 İZMİR - Kemeraltı Kızlarağası Hanı çıkışında 25 yıl önce ''fincanda kahve pişirmeye'' başlayan ''Şükrü Bey'in Yeri''nde binlerce yabancı turisti ağırlayan Şükrü Bertan, önce markasını tescil ettirdi, sonra da fincanda pişen Türk kahvesi için patent başvurusunda bulundu.         Bertan, kahveyi önce cezvede pişirdiğini, daha iyi kahve pişirmek için denemeler yaptığını, sonra da özel fincanlarda ızgaranın üzerinde kahve pişirmeye başladığını anlattı.     Şükrü Bey’in kahve tarifi şöyle: “Porselen fincanın içine önce bol miktarda dibek kahvesi, ardından da kahvenin istenme hallerine göre şeker konulur. Ilık su eklenerek, fincanın içindeki kahve ve şeker eritilir. Kısık ateşte yanan mangalın üzerine fincan doğrudan konulur. Fincanla ateş arasında başka malzeme bulunmamalı.” Bu tarife göre hazırlanan kahveler, meraklılarına yanlarına iki-üç küçük lokumla birlikte, hızla servis ediliyor. Kahvenin bol konulması, yoğunluk sağladığından normal kahveden daha farklı bir tat alıyorsunuz. Öyle ki, kahvenin köpüğü son yuduma kadar bitmiyor. Köpük, kalın bir tabaka gibi fincanın dibine oturuyor.    Isıya dayanıklı fincan ve ızgara destekli ocak kullanılarak hazırlanan kahvede bir kişi için 3 çay kaşığı kahve, 1 çay kaşığı şeker ve fincanı dolduracak kadar su bulunduğunu ifade eden Bertan, fazla yüksek olmayan mavi ateşte 45 saniyede kahvenin pişirildiğini anlattı.     Kaynak:ntvmsnbc ve Ajanslar  ... Devamı

22 03 2011

Hunter Servis

 Hakkımızda  1000 m2 kapalı alan, 1000 m2 açık otopark alanı ; mekanik , bilgisayarlı rot-balans , jant düzeltme , ön ve arka süspansiyon onarımları , elektrik-elektronik atölyesi , kaporta - boya atölyesi , yedek parça ve detaylı iç-dış temizlik bölümleri ile siz değerli müşterilerimizin araçları ile ilgili her türlü ihtiyaçlarını karşılamak için hizmet vermektedir.  Servisimizde tüm marka ve model araçların bakım-onarımları teknik donanımı ve  konusunda uzman personelimiz sayesinde eksiksiz olarak yapılmaktadır.  "Hiç kimse ;hiçbirşeyi ; daha kötü yapmadan daha ucuza satamaz.Bir malın sadece fiyatına bakmak,bazı hileleri kabul etmek demektir."  İş tecrübemiz,profesyonel teknik kadromuz ve orjinal yedek parça desteğimizle aracınızın hak ettiği değeri verebilmek için servisimize bekliyoruz.  ARACINIZ SİZİN  KONTROLÜ BİZİM... Anlaşmalı Kurumlar   Şirketimiz anlaşmalı sigorta kurumlarıyla; mekanik ve kaporta hasarlarınızda sizlere yardımcı olmaktadır.        Elektrik & Elektronik Servisimize herhangi bir elektrik veya elektronik arıza ile gelen araçların onarım işlemine başlamadan önce yetkili personel tarafından testlerden geçirilir.Testler sonucunda tespit edilen arızalar uzman teknisyenler tarafından yeni teknoloji ürünü alet v e cihazlar kullanılarak onarım yapılır. Elektrik & Elektronik Mekanik Yürür Aksam Kaporta Boya Yedek Parça Expertiz   ... Devamı

13 02 2010

Okuyucudan gelenler

Bugün günlüğümü açtığımda birisinden gelen ve benden onay bekleyen bir yazı ve reklamla karşılaştım .Salvia divinorum adında bir bitkiyi reklam olarak bloğumda kullanmak istiyordu.Yazı ingilizce olarak postalanmıştı Böyle bir yazıyı ne reklam olsun diye ne de yorum olarak asla yayınlayamazdım.Normal bir adaçayı tanıtımı olsa başım üstüne ...işte size salvia divinorum hakkında bir kaç yorum ve bilgi buyrun.... Salvia divinorum Salvia divinorum sarmaşık türü bitki. Salvia Divinorum Meksika'nın, Oaxaca Sierra Mazateca bölgesinde doğal olarak bulunan entojenik bir bitkidir. Bilinç değiştirici özellikleri nedeniyle Mazatec şamanları tarafından iyileştirme ve evreni keşif amaçlı olarak yüzyıllarca kullanılmaktadır. Salvia divinorum sarmaşık türü bitki. Salvia Divinorum Meksika'nın, Oaxaca Sierra Mazateca bölgesinde doğal olarak bulunan entojenik bir bitkidir. Bilinç değiştirici özellikleri nedeniyle Mazatec şamanları tarafından iyileştirme ve evreni keşif amaçlı olarak yüzyıllarca kullanılmaktadır. Kullanım kökeni Aztec yerlilerine ve daha öncesine dek gider. Salvia divinorum temel etken madde olarak Salvinorin A içerir ve kullanımı dozajına bağlı olarak halüsünasyon görmeye yol açar. Kahin'in adaçayı Salvia divinorum çılgınlığı büyüyor! Yüzlerce genç bu bitkiden içip deneyimlerini video görüntüsü haline getiriyor ve YouTube aracılığıyla başkalarıyla paylaşıyor.   Eğlenceli diyenleri anlayamıyorum. Bu bitki eğlence için içilen bir bitki olmayıp sizi hayatınızın kabusuna sürükleyebilir. Shamanlar bile bunu içmek için 1 ay kadar kendilerini hazırlıyorlar. Zira içtikten sonra nereye gideceğiniz yada "NE" olacağınız hiç be... Devamı

12 02 2010

Vancouver 2010 Kış Olimpiyatları başladı

Vancouver 2010, 12 Şubat itibari ile Kanada'nın Vancouver kentinde başlıyor. Vancouver 2010'da toplam 2638 sporcu katılıyor, Vancouver 2010'a ülkemizden de 5 sporcu katılıyor Bu yıl 21.’si düzenlenecek oyunlar, 28 Şubat’ta sona erecek. 93 üllkeden 2638 sporcu katılacağı Vancouver 2010, aralarında artistik buz pateni, kayakla atlama, buz hokeyi, bobsleigh ve biatlonun bulunduğu 15 branştaki mücadelelere sahne olacak. Vancouver’un yanı sıra Whistler ve Richmond bölgeleri de oyunlara ev sahipliği yapacak. 2010 Vancouver, Kanada’nın bugüne kadar düzenlediği 3. olimpiyat olma özelliğini taşıyor. Vancouver 2010′da Türkiye, “Parlayan Kalplerle” sloganını taşıyan oyunlarda 5 sporcuyla yarışacak. Artistik buz pateninde Tuğba Karademir, bayanlar kayaklı koşuda Kelime Çetinkaya, Alp disiplininde Tuğba Daşdemir ve Erdinç Türksever, erkekler kayaklı koşuda ise Sabahattin Oğlago da, ülkemiz adına mücadele edecek.    Detaylı yarışma programı Devamı

24 01 2009

Onurunuz varsa siz özür dileyin....

 İnternet üzerinden bir site oluşturan bazı Türk olup da Ermeni kafasıyla düşünen kişiler, Türk milletini Ermenilerden özür dilemeye davet ediyor. Benim paramla beslenip, bana saldıranlar sizler bu millete Ermeni’den de fazla zarar veriyorsunuz. Beyhude çırpınıyorsunuz. AB’yi, ABD’yi yanınıza alıp içerideki Ermeni hayranlarıyla kol kola girebilirsiniz. Hiç önemli değil.   HANGİ İNSANOĞLU YAPILAN SOYKIRIM KARŞISINDA SAVUNMASIZ DURUR Kİ? Ardahan'da Ermeni katliamı tanığı 115 yaşındaki Ahmet Özer, yaşadıklarını anlattı.  Ardahan'ın Taşlıdere Köyü yaşlılarından olan ve Ermeniler'in köyde yaptığı katliamı anlatan 115 yaşındaki Ahmet Özer, "Ermeni çeteleri köyümüzü bastılar. Genç, yaşlı demeden kurşundan, kılıçtan geçirdiler. Küçük bir çocuğa bile 4 kurşun sıkmıştılar. Ermeniler ilk başta köyde bulunan kişileri öldürdü. 2 gün sonra tekrar köye baskın düzenlediler ve sağ kalanları da öldürdüler. Benim akrabalarımı da öldürdüler.Katliam yapan Ermeniler'dir. Ermeniler, köyümüze baskın yaptıklarında ben 8-9 yaşlarındaydım. Sabah saatlerinde köye baskın yaptılar, köyde herkesi öldürdüler. Bu köy yol üstüdür. Bu köye misafir geleni de yoldan geçen Müslümanlar'ı da öldürdüler. İki gün üst üste gelip köyde olanı, yoldan geçeni öldürdüler. Bir tane kadın bunları gördü, kaçarken bacadan düştü, bacağını kırdı. Ona rağmen kadına tecavüz ettiler" diye konuştu.  Bedirhan Özer isimli vatandaş ise, "Babamdan ve büyüklerimizden duyduğuma göre, bizim köyde E... Devamı

22 01 2009

İsrail'den Teşekkür!

Bakın İsrail'e nasıl nasıl ve isteyerek yardım ediyoruz görün!      Bize kazandırdığınız paraların bir kuruşunu bile boşa harcamadık,terörist müslümanlara hiç aman vermedik........      sizin de başınızı ağrıtmamaları için        bize kazandırdığınız paraların hepsini     en iyi şekilde değerlendirdik       Dünyanın düzenini bozmaya çalışan müslüman teröristlere        Hiç acımadık....    Bize ortak olup verdiğiniz her kuruşun hakkını        En iyi şekilde ödedik.........         Tankımızla tüfeğimizle,füzemizle,gazımızla ne varsa....      Bize verdiğiniz desteğe devam edin ki,  Kalan üç beş müslüman teröristi de temizleyebilelim.     Fosfor bombasının insanların üzerindeki etkileri Fosfor dumanının teneffüs edilmesi ciğerlerde ani yaralar oluşmasına ve teneffüs eden kişinin havasızlıktan boğulmasına yol açmaktadır.        BİR GÜN BÜTÜN YAHUDİLERİ ÖLDÜRMEDİĞİMİZ İÇİN BİZE KÜFÜR EDECEKSİNİZZ... Hitler....        KURAN'DA YAHUDİLER Tevbe Suresi 29. Kendilerine Kitap verilenlerden Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, Allah ve Resûlünün haram kıldığını haram saymayan ve hak dini kendine din edinmeyen kimselerle, küçülerek elleriyle cizye verinceye kadar savaşın. 30. Yahudiler, Uzeyr Allah'ın oğludur, dediler. Hıristiyanlar da, Mesîh (İsa) Allah'ın oğludur dediler. Bu onların ağızlarıyla geveledikleri sözlerdir. (Sözl... Devamı

22 01 2009

Hayat senin içinden geçmiyorsa güzel şarkı söyleyemezsin

Hayat senin içinden geçmiyorsa güzel şarkı söyleyemezsin   Jose Mauro De Vasconcelos; Çeviren: İnci Kut Can Sanat Yayınları; 'Bir zamanlar, ülkenin birinde kocaman bir çiftlik varmış.Güneşin parladığı yemyeşil kırlarda yarış atları yetiştirilirmiş.Ormanda minik kuşlar özgürce şakımayı öğrenmeye çalışırmış.Gölün sularında süs balıkları üretilirmiş.Çiftlikte herşey çok güzelmiş.Ama insanlar..' Şeker Portakalı'nı, Güneşi Uyandıralım'ı, birbirinin devamı olan bu iki güzel kitap o kadar çok sevildi, o kadar çok okundu ki.Hâlâ okunmakta.Brazilyalı yazar José Mauro de Vasconcelos'un bir başka kitabını sunuyoruz şimdi sizlere.Hayatın O Güzel Şarkısı, doğanın vazgeçilmez parçası olan, doğanın süsü olan hayvanların gözüyle anlatılan bir öykü bu.İnsanların onlara karşı ne kadar acımasız olduğunu anlatan bir öykü. ... Devamı

09 01 2009

Gülümsemenin diğer adı

 Gönderen arkadaşıma teşekkürlerimi iletiyorum..:)   FİLİ ZÜRAFA YAPAN GÜÇ!Suçlu... Normal bir hukuk düzeninde önce deliller toplanır, sonra şüpheli veya suçluya ulaşılır. Normal olmayan bir hukuk düzeninde ise önce şüpheli kişiler gözaltına alınır, sonra delil aranır. Genel hukuk kuralı uyarınca, 'Suçu ispatlanıncaya kadar herkes masumdur.' Bizde ise 'suçsuzluğu ispatlanana kadar herkes suçlu'.. ---------------- Ve bilinen bir fıkra ;CIA ve MİT hangi istihbarat örgütünün daha iyi olduğu konusunda bahse girmişler.    Kurallar belirlenmiş. ormana bir zürafa salınacak, saklanması için iki gün süre verilecek, bu sürenin sonunda zürafayı en kısa sürede bulup yakalayan taraf bahsi kazanmış olacak. Zürafa ormana bırakılır, iki gün sonra önce CİA ajanları aramaya başlar. Uydu fotoğrafları, termal kameralar, ormandaki ajanlar vs. vs. derken iki saat içinde zürafa elleri kolları bağlı, paketlenerek getirilir. Sıra MİT'e gelmiştir. Zürafa tekrar ormana bırakılır, iki gün sonra MİT ajanları aramaya başlarlar. Bir saat geçer, iki saat geçer, beş saat geçer ses yok. Bir gün olur, gene ses yok. İkinci günün sonunda karga tulumba vaziyette ağzı gözü patlamış, kafası kolu kırılmış, her tarafı mosmor bir fil jürinin karşısına getirilir. 'İşte zürafayı yakaladık' der MİT ajanı. Jüri şaşırır. 'Bunun neresi zürafa yahu! Basbayağı fil bu' der. Fil bunu duyar duymaz ağlamaya başlar ve 'Abi ne alakası var, ne fili! Anam avradım olsun zürafayım ben' der... ---------------- Hadi bi tane daha.... Orman kralı aslan bakmış tavşan telaş içinde ardına bakmadan kaçıyor. Aslan, ne var tavşan kardeş , nedir... Devamı

09 01 2009

DİNGONUN AHIRI

Atlı Tramvaylar zamanında, tramvaylar 2 atla çekilirken dik Şişhane yokuşunu çıkabilmek için azapkapı dan takviye at alarak yokuşu çıkabilirlermiş. Tramvay bu haliyle Taksim e kadar gelir, burada çıkartılan atlar, bu gün Taksim alanının batı kısmındaki sular idaresi maksemi ile Fransız konsolosluğu arasında bir ahırda bir süre dinlendirildikten sonra tramvaya bağlanmadan boş olarak Azapkapı ya götürülürlermiş. Taksim deki bu ahırı Dingo adlı bir rum vatandaş işletirmiş. Gün boyu bir sürü atın girip çıkmasından dolayı dilimizdeki '' Burası Dingo' nun ahırı mı giren çıkan belli değil '' sözünün buradan geldiği söylenir. Devamı

06 01 2009

Parmağında yüzükler kolunda bilezikler

   Barış DURAK / ŞANLIURFA - DHA Şanlıurfa'da bulunan Harran Kapı Sağlık Ocağına yeşil kart ile muayene olmaya gelen bir kadının kolundaki ve parmaklarındaki altın bilezik ve yüzükler görenleri hayrete düşürdü. Hiçbir mal varlığı ve sosyal güvencesi olmayanlara verilen yeşil kartın son dönemlerde Şanlıurfa'da maddi durumu iyi olanlara da verildiği ortaya çıktı.   Devamı

03 01 2009

Panoramik fotoğraflarla 3d mekanlar

    ‘Sanki Ordayım!..’   Aşağıdaki (kurulum gerektirmeyen) programları indirerek sizde bu eşsiz mekânları dolaşabilirsiniz. Kendinizi mekânların içinde gibi hissedeceksiniz. Fareyi bakmak istediğiniz yöne doğru kaydırmanız yeterlidir. Varsa, farenizin scroll tekerleğini kullanarak görüntüyü yakınlaştırabilir veya uzaklaştırabilirsiniz. Eğer beş saniye içerisinde müdahale olmazsa, program otomatik olarak etrafı seyrettirmeğe başlar. Seyrettiğiniz mekânı ekran koruyucuF5 tuşuna basınız. Birden fazla dosya indirdiyseniz F9 tuşuna basarak (ayni klasör içinde bulunan) mekânların bir listesini çıkarıp istediğiniz mekânı bu listeden seçebilirsiniz. Bir mekândan –görünen– diğer mekâna atlamak için farenin sol tuşuna tıklayın. Yardım için F1 tuşuna basınız.   Çok severek tıkladığım bu siteyi sizlerle paylaşmak istedim hadi gidelim... ... Devamı

24 12 2008

Bursa'ya yılın ilk karı düştü

Sabah gelen uludağdan gelen  habere göre :)....... arkadaşlar sabah 7:30 itibariyle Bursa Uludağ kar kalınlığı 70 cm resmi rakkam yaşadık , ama hafta sonu içinde kar yağışı devam ediyor perşembe ve cuma açık hava var sadece herkese iyi eğlenceler 28 Aralık pazar Uludağ'da görüşmek üzere        (kar tutkunları)      28 Aralık 2008 Haraket Günü Birlik Uludağ 2. BÖLGE... Ski Pass + Sucuk Ekmek + Ulaşım Nakit Ödeme              : 110 Ytl Araç Kalkış Noktaları ve Saatleri İncirli Boyner Önü              : 04:00 Harbiye Açık Hava Tiy. Önü : 04:30 Kadıköy Evlendirme Dairesi   : 04:45 Rezervasyon Şişman Usta 0530 512 05 10 0532 361 69 35 0212 291 09 06       BURSA'DA KAR YAĞIŞI EN ÇOK ÇOCUKLARI SEVİNDİRDİ     Bursa'da dün gece başlayan kar yağışı, kentin üst kesimlerini beyazlara bürürken, yağışa en çok çocuklar sevindi. Dün gece başlayan kar yağışı aralıklarla devam etti. Kentin üst kesimlerinde kar kalınlığı 5-6 santimetreye ulaşırken, kış turizm merkezlerinden Uludağ'da ise kar kalınlığının 25 santimetreyi aştığı, bugün ve yarın aralıklarla kar yağışının beklendiği bildirildi. Uludağ'ın eteklerindeki semtlerde de kar vatandaşlara zor anlar yaşattı. Çocuklar ise kar yağışına çok sevindi. Okuldaki teneffüs esnasında çocuk parkında oyun oynayıp kar topu savaşı yapan çocuklar, keyifli anlar yaşadı. Evlerindeki sobalarında odun yakanlar ise bahçeye çıkıp yakacak hazırladı. Öte yandan, Karayolları ekipleri de Ulu... Devamı

22 12 2008

Komik ama gerçek!!!

 Aslıcım sağolasın bu kadar net ifade edemezdim doğrusu:))))))   Olayın kahramanları, iki üniversite ögrencisi... Koyu geyik muhabbetinin düğümlendiği durumlardan birinde,bu iki kafadar bir iddiaya girer....   Delikanlılardan biri, odanın tavanında asılı olan ampulü ağzına tamamen sığdırabileceğini iddia eder.... Evet yanlış okumadınız, bildiğiniz 100 mumluk ampulü... ve sığdırır da.   Ancak bir sorun vardir.Ampulü ağzından geri çıkaramamaktadır. Arkadaşı hayret eder bu nasil iş diye, o da evdeki başka bir ampulü ağzına sokar ve tabiiki o da çikaramaz. Bunun üzerine iki kafadar hastanenin yolunu tutmaya karar verirler. Ağızlarında ampul  olduğu halde bir taksiye atlarlar. Konuşma zorluğu çekerek güya taksiciye dertlerini anlatırlar.Taksici bir taraftan gülme krizi geçirirken bir taraftan da 'nasıl olur abi ya, uğraşsanız çıkar, bir asılın şuna, şaka mı yapıyonuz ?' diye söylenmektedir. Neyse akşamın bir yarısında acile gelirler. Taksici ayrılır. Doktorlar çocukları beklemeleri için bir odaya alir. Veeee, aradan 15 dakika geçmeden taksici kapıda görünür; tabii ağzında bir ampulle. Amcam çocuklara inanmamıs, açık olan bir marketten ampul almış ve denemiştir !!   Şimdi anladınız mı Ampul Partisi'nin Türkiye'de nasıl iktidara geldiğini? BİR ŞEY OLMAZ DİYE HERKES DENEDİ VE GÖRDÜK ÇIKARAMIYORUZ.   OY VERİRKEN İYİ DÜŞÜNÜN, AMPUL BU SEFER AĞZIMIZDAN ÇIKMIYOR... YARIN ÖYLE BİR YERE GİRERKİ DOKTORA BİLE GİDEMEZSİNİZ. SEÇİMLERE AZ KALDI ,BİR DAHA SAKIN DENEMEYE KALKMAYIN!!!  ... Devamı

17 11 2008

İkimiz de öldük:)

  Sizlerden gelenler; arkadaşıma teşekkür ediyorum. ikimizde Öldük   Doktorun bekleme odasında, son derece hasta oldukları her hallerinden belli üç adam oturuyormuş. . Hastalardan birisi 24 saatin 24'ünde de içen bir alkolikmiş.. İkincisi, sigaraları birbirine ekleyen bir tiryaki.. Üçüncü sevişmeden duramayan azgın bir eşcinsel.. Üçünü de uzun uzun muayene eden doktor, sonuçları açıklamak için adamları odasına çağırmış. - 'Haberler kötü' demiş... 'Üçünüz de uçurumun kenarındasınız. . Bu alışkanlığınızı derhal bırakmanız gerek.. Sen bir yudum daha içersen, sen bir nefes daha çekersen, sen bir daha bir erkekle ilişkiye girersen bittiniz. Orada kalırsınız. Bakın tane tane tekrar ediyorum.. Aranızdan herhangi biri bu alışkanlığı bir defa, sadece bir defa dahi tekrarlarsa ölecektir.. Hepsi bu kadar..' Üç kafadar muayenehaneden birlikte çıkmışlar, Yürürlerken bir barın parlak ışıkları yüksek müzik alkoliği kandırmıs.. - 'Bütün doktorlar palavracıdır. Bayılırlar yasaklamaya' demiş ve dalmış içeriye... Ötekiler de peşinden.. Alkolik bir duble viskiyi kafasına dikmesiyle oraya yığılmış kalmış.. Diğer ikisi dehşet içinde bardan fırlamışlar. . Karmakarışık duygularla yürürlerken kaldırımda yeni yakılmış, dumanı tüten kocaman bir puro görmüşler.. Tiryaki aniden durmuş.. Derin derin bakmaya başlamış yerdeki puroya.. Eşcinsel tiryakiyi dürtmüş.. - 'Eğer onu almak için eğilirsen... Bil ki, ikimiz de öldük!' ... Devamı

17 11 2008

EVLİLER OKUYUN... BEKÂRLAR DERS ALIN... ))

 Sizlerden gelenler; Bugün bana gelen bir mail şöyleydi:   Evlilik, inanmadığım halde içerisinde 17 seneyi bitirdiğim bir kurum benim için. 17 senede (abartmıyorum) 40 çift arkadaşımın son verdiği kurum ayni zamanda da... Evliliğimin bu kadar uzun sürmesinin gizemi belkide kuruma inanmamaktan geçiyor. Evliliği toplumun dayattığı şekilde yasamamaktan... Nedir bu dayatmalar? Erkeğin muhakkak kadından yasça büyük olması, eğitim seviyesinin erkeğin lehine ya da en azından eşit olması bunların sadece ikisi... Olmaz, yürümez diyor toplum... Erkek yasça büyük olmalı ki, kadına 'hot' dediğinde oturmalı kadın... Y âda yumuşatıyorlar; -Efendim kadın erkekten önce çöktüğü için (hani doğum falan) küçük olmalıymış yaşı...   Eğitimde de böyle... Kadının çok okumuşu bilmiş olurmuş, evde kalmakmış layıkı...   EŞİM BENDEN 2 YAS BÜYÜK; ne 'hot' dememe gerek kaldı 17 senede, ne de benden önce çöktü...   Yıllar içinde ben yaşlandıkça o gençleşti,   -'Ooo Can bey kapmışınız çıtırı' esprilerine muhatap dahi oldum.   EŞİM 3 ÜNİVERSİTE BİTİRDİ; ben bi taneyi 9 senede bitirdim..   Ne o bana bilmişlik tasladı, ne ben ona ezik baktım... Kulağa gelen müzik tekse de, onu oluşturan notalar farklıdır der Halil Cibran...   Bunu unutmadık biz.   Ben konuşurken o dinledi , ben dinlerken o konuştu 17 sene.   O öfkeliyken ben, ben öfkeliyken o 'haklisin bitanem...' dedik, Öfke bitip fırtına durulduğunda 'ama bi de böyle düşün' de dedik fikrimizi savunurken.   Farklı insanlar olarak görmedik birbirimizi, ayni amaç iç... Devamı