12 01 2010

Azrail

Devamı

20 12 2009

Kendini Kandıran Yalancı

                                                                          Doğduğum ilden çok uzaklarda Bir apartman dairesinin penceresinde Dışarıyı seyrediyorum, Gördüyüm sadece,bir paranoma Dostlar,detay yok. Demekki ben bakıyorum Ama görmüyorum. Vakit gece yarısını çoktan geçmiş, Yorgun bedenimin uykuya ihtiyacı var. Oysa benim uykum çoktan kaçmış Uykularımı kaçmasına neden Burkulmuş yüregimdeki sancı Sancının nedeni Allah (c.c) inancı Çünki ben affı sevenden Af dilemesini bile bilmeyen Fakat inançlıyım diyekendisini kandıran Y A L A N C I                                                               OSMAN ATA     EY SİLUETSİZ YALANCI "İhanet kokan aşklara " Mavinin düşünülüp, kırmızının konuşulduğu bir hayaletler şehrinde, ben umut dolu günlerime uzun bir yolculuk yaparken , sen umutsuz renksiz ve bedensiz bir yağmur damlası gibi düşünmeye devam ederdin. Anlaşılmamak ne garip tat da imiş meğer. Uzun hayaller,, dar duygular, kısa bakışlar, siluetsiz yalanlar ve sen. Ey adına yandığım kahrolası yabancı... Sessizlik o kadar acı verdi ki, duygularım ellerimde ve dudaklarımda gizlendi. Göz yaşlarım acımı anlatmaya yetmedi , artık ağlamıyorum sana an kıymetli yerimle, özetleyip verdim tüm duygularımın yaşlı bir orman ağacına. Oysa ne kadar da güzeldi soğuk, ne kadar da hoş kokuyordu sessizlik. Uzun ışıkların gölgelerine sığınırdık, ne kadar da sessizdik, ne kadar da ya... Devamı

18 11 2009

The New Jerusalem -William Blake

And did those feet in ancient time Walk upon England's mountains green? And was the holy Lamb of God On England's pleasant pastures seen? And did the Countenance Divine Shine forth upon our clouded hills? And was Jerusalem builded here Among these dark Satanic Mills? Bring me my bow of burning gold! Bring me my arrows of desire! Bring me my spear! O clouds, unfold! Bring me my charriot of fire! I will not cease from mental fight, Nor shall my sword sleep in my hand Till we have built Jerusalem In England's green and pleasant land. Devamı

19 01 2009

Seninle ölmek istiyorum...

   SENİNLE ÖLMEK İSTİYORUM;SENİ SEVDİĞİM İÇİN,SENDEN ÖTE YALNIZ ÖLÜM OLDUĞU İÇİN Seninle ölmek istiyorum;birlikte ölümsüzlüğe erelim diye,karanlıkları birlikte aydınlatalım diye.. Seninle ölmek istiyorum;çünkü seninle yaşamıyoruz,çünkü mayamız ayrılıktandır;çünkü ölümle bir bütün olacağız.. Seninle ölmek istiyorum;dudaklarımda en hazini ile gülüşlerin,ellerimde en güzeli ile ellerin,gözlerimde en aydınlığı ile şafakların Seninle ölmek istiyorum;benimle kadere meydan okuyabilcek misin?Hiçe sayacak mısın benimle insanları,yaşamaı,Tanrıyı?Benimle gelecek misin? Aşk seninle başladı.Erdemlerim,mutluluklarım senden geliyor.Her şey seninle güzel,ölüm bile. Biz tüm inanmışlarız seninle,gerçek sevenleriz.Biz bu dünyaya yabancıyız,bu dünya bize yabancı. Yaşamak mı dedin?Sürünmeğe değer mi?Tanrı mı dedin?Ölüm de onun eseri değil mi?Kadınlar mı dedin?UNUTURLAR... Bu katran geceler nasıl olsa bitmeyecek.Ne yapsak insanları tüketemeyiz yeryüzünden.Nereye gitsek,çaresizliğimiz bizimle beraber. Güz aylarında rüzgarın savurduğu iki yaprak gibi,ayrı ayrı bahçelerden koparılıp aynı kavanoza konmuş iki gül gibi,birbirine karışan iki deniz gibi Seninle ölmek istiyorum.  MEYDAN SAATİ Anladık âşıksın gece gündüz onu düşünüyorsun Belki gelir diye Onu bekliyorsun bulvarda her akşam Geceleri de uyku tutmuyor gözlerini Meydan sati misin be adam.   GUGUKLU SAAT Neylersin  Serde şaiirlik var Dalıveriyorum ara sıra Seni yanımda sanıyorum Bana her saat başında Benim olmadığını hatırlatsın    ÖLÜM SAATİ Şunun şurasında üç gün Bilemedin 3 sene kaldı... Devamı

23 12 2008

Hoşçakal Sevgilim-son mektup

  Yazıya göre bu,son mektup olmalı değil mi...okuyalım bakalım.   Ben veda etmeyi pek beceremem. Duygularımı da pek açığa vuramam zaten, hele bu veda çok daha zor geliyor. Aslında hiç böyle bir son görüşmeye gerek yoktu. Ama insanın kanı durmuyor işte., ne varsa bu son anlarda.? Senden hatırlamanı bile istemiyorum., sadece temizliği ve saflığı yaşatalım bu aşkı kalbimizin bir kuytu köşesinde!...     Ne güzel başlamıştı. Geceler boyu uykusuz kaldık birbirimizi düşünmekten, en güzel heyecanları, en güzel bakışları yaşadık. Hemen aşkı yaşadık, zamanı durdurup utançları ve sitemleri yaşadık. Kavgaların en güzellerini de biz yaptık. Çünkü barışmakta ayrı bir zevk veriyordu bize. Sevdik, sevildik, doruğuna vardık kutsal duyguların.Aşk yeminleri ettik tutamayacağımızı bile bile. Günlerce aylarca yalnız ikimiz varmış gibi yaşadık. Ne alaylı bakan gözlere, ne karşı çıkan büyüklere, ne de dost sözüne aldandık. Kendi ateşimizde yandık, en önemlisi bir birimizi anladık. Romantik şarkıları serin aksam üstüleri yaşadık seninle. En güzel çiçekleri verdin bana. Rüyalarda bile hep ikimiz vardık. Gerçek aşkı tattık bunu sende biliyorsun. Öyleyse hep aynı duygularla kalmalı değil mi? Biz birlikte olmasak da... güzel başlayan çok güzel yaşanan bu aşkı aynı temiz duygularla bitirmeliyiz. Şimdi de ayrılığın en güzelini en acısını yine biz yaşıyoruz... Ne dersin bu da Allah’ın bir lütfü değil mi bize? Lütfen ağlama. Neden benimkilerle yarışıyor göz yaşların? Sen benim güçlü kocaman sevgilim değil misin? Güçlüsündür sen... seni hep böyle hatırlamak istiyorum, haydi sil gözyaşlarını. Hava da kararmak üzere, zaman bize hep acımasızdı zaten. Yin... Devamı

21 12 2008

MUM ALEVİ İLE OYNAYAN KEDİNİN ÖYKÜSÜ

Arkadaşıma gönderdiği şiir için çok teşekkür ediyorum:)  Bir mum yanıyordu bir evin bir odasında. O evde bir kedi vardı. Geceler indiğinde kendi havasında Mum yanar, kedi de oynardı. Mumun yandığı gecelerden birinde Kedi oyunlarına daldı. Oyun arayan gözlerinde Mumun alevi yandı, Baktı, Mumun titrek alevinde Oyuna çağıran bir hava vardı. Oyunlarını büyüten kedi büyüdü Kendi türünde çocukcasına, Döndü dolaştı, yavaş yavaş yürüdü Geldi mumun yanına, oyuncakcasına. Bir baktı, bir daha, bir daha baktı Mumun alevinin dalgalanmasına Uzandı bir el attı. Bıyıklarını yaktırmadan analmayacaktı... İlk kez gördüğü mumun yakmasına İnanmayacaktı. Kedi oyunlarında büyüyordu, Mum, üşüyordu yanmalarında. Zaman ikili yürüyordu Aralarında. Bir ayrışım görünüyordu Birinin yanmalarında Öbürünün oynamalarında. Kedi oyunlarında büyüyordu, Yitirerek gitgide oyunlarını. Mum küçülüyordu yanmalarında, Yitirerek gitgide yakmalarını. Oynarken büyüyen kedi yanacak, Aydınlatırken küçülen mum yakacaktı. Küçülen yaka-yaka aydınlatacak, Büyüyen yana yana anlayacaktı. Bir mumun yanmasından Ve bir kedi oyunundan Kaldı sonunda Bir gecenin tam ortasında Bir evin bir odasında Göz-göze susan İki insan. Mum yandı bitti Kedi büyüdü gitti. oyunlar karıştı gecelerde Suskun uykusuzluklara. O iki insandan, sonunda Birinin anılarında kedi, Birinin dalmalarında mum Kaldı gitti. Nerede bir mum yansa şimdi, Nerede oynasa bir kedi, Birbirine yansıyor, karışıyor gölgeleri... Bugün dün gibi oluyor, Dün bugün gibi. Mum ellerimi tırmalıyor, Belleğimi y... Devamı

30 10 2008

Bizim asker / uğurlama

 Davul zurna yolcu ederiz seni En büyük asker bizim asker Emri vazife eyler isen eğer Melekler seni korur asker Arınırsın ocakta,sivil esvaptan Kolaylık dileriz sana Allah'tan Korkma sakın gölgeden,karanlıktan Nöbetin kolay olsun asker Çok ararsın annenin aşını Olmaz bu kadar diye sallama başını Taşına dikkat et, kırma sakın dişini Salla kaşığı mercimeğe afiyet olsun asker Eksik etme bizden nameni Boşa gitmesin,vatanını emeği Unutma sakın,dostlarım demeyi Sigaranı arkadaşın ile bölde iç asker Duygu selidir biliriz askerlik Arkadaş muhabbeti ile olur dirlik Hangi kıtadasın,birliğin hangi birlik Şiirine,türküne dökte yaz,gönder asker Güzel olur askerin izini, çarşısı Tozdan dumandan görünmez karşısı Kaş,göz,işmar ederse dişiden birisi Eve,sılaya kapta gel asker Biz, kurduk düğünü halayı Davulcu,kemani bekliyor,alayı Mendil yetişmiyor,bekletme anayı Tezkere,başına taç olsun asker Nizamiye çıkışı etrafına bakın Küfür etme maviye,yeşile sakın Kutsal emanetidir,ulu ecdadın Şerefli sancağı,öpte gel asker   En Büyük asker bizim asker En büyük asker bizim asker Vatanımızı bekler Vatan elden gitmeyecek En büyük asker bizi bekler Hilali yıldızı albayrak Ceddin başı dik ve ak Başımız gövdeden düşsede Dalgalanacak sancak Her karış toprağı sulanmış Şehitlerin kanıyla Bu vatana bedel biçenler Öder bir gün canıyla Bir bütündür Anadolumuz Türk laz çerkez kürdüyle Öze dönüşün vakti geldi Ver elini Türkiye En büyük asker bizim asker Vatanımızı bekler Vatan elden gitmeyecek En büyük asker bizi bekler          Hayırlı tezk... Devamı

03 10 2008

Gercek Ask

  Bozulabilecek en son sey, adi kirlenebilecek en son mutluluktu bendeki ask. Mutluluk mu yoksa aci mı belki tartisilabilir ama yasanılasıen güzel seydı bir zamanlar. Üc bes sehir serserisi alay konusu ettiler aralarinda, ayaklar altina serdiler, hersey gibi onuda kirlettiler. Hicbirseye degişilmeyecek askı bile bozdular. En büyük sevdalar bozuldu inancsizliklar yüzünden. Deli gibi sevenler, en icten birbirine aşkim diyenler, ne sevebiliyor artik, ne de söyleyebiliyor hem mutluluk  veren hem de aci cektiren şu bir kelimeyi.. AŞK... Dedim ya kirlendi bir kere adi, geri dönùş yok artik. Sevgi fedakarliktı ya, hani sevgililer fedakar değil, aşk vazgecmemekti, sonuna kadar savasmaktı ya ,hani! vazgecti bùtùn asiklar, yenildiler savaslarinda.. Dùnya yalanlarla doldu artik. Askinda adi kirlendi ya bir kere, artik hersey yalan geliyor bana.. Hayatın deterjanı, camasir makinası yok ki kirlenmis ve bir kenara atilmis aski temizleyebilsin. Ayrılıklara şahit olmuş gökyùzù, yağdırmıyo artık yağmurunu. Temizlemiyor eskisi gibi kirlenmis asklari.. Gúnes isitmiyor artik sevdayi. Alevlendirmiyor yùreklerdeki ask atesini. Oda bıktı biliyorum. Birbirine inancsiz iki insandan oda bıktı..   Önüne gelene aşkım demek değildir marifet.  Marifet; kirlenmis asklarin yasandigi bu zorlu devirde,ne olursa olsun sonuna kadar sawasip, tek bir kisiye gönül verip,"SENÌ SEVÍYORUM ASKIM" diyebilmekmis..   Gercek Aski unutmus olanlara sitemim...! ... Devamı

03 10 2008

Aşk oyunu

bu aşk, oyunu baştan yalan kaç kaça bilirsen unutma mazi silmez zaman bu kalp, yarası senden kalan yak yaka bilirsen at atabilirsen unutma senindir her an sormam nedendir onca senelerdir seninim bırakma beni ya bir haber yolla ya bir selam gönder dayanamam unutma beni   Devamı

03 10 2008

Aşka dair...

korunaklı hayaller büyüttüm sana, bana, aşka dair gel gör ki ilk hançerleyen sen oldun firarını anlardım da o son sözün! içime öyle düştü ki hala doğrulamadım… kaç koyu muhabbete adını mühürledim kimbilir küçücük yüreğimle kocaman oldum sana, uzanan ellere.. kaç acabayla boğuştum gecelerde ve tuvalde yine hüzün… keşke dememek için geçmişimi sana bıraktım yaşanmış ne varsa gözyaşlarımla yüzdürdüm kıyılarına öyle boğulmuşum ki sende geleceğimle kavuşamadım… sana rağmen yeni yüreklere vurdum kendimi çıt çıkmadı ama ben paramparça kimi sevsem ayrılık olacak kimi sevsem yalan gibi… işe güce verdim kendimi son zamanlarda yokluğun kadar beni yormadı hiçbir dünya hali ezik, bitik bir aşkın kabusuna uyanıyorum her gece boşver umrumda da değil senleyken mutlumuydum sanki.. beni üzen, sonunu hazırladığın bir aşkın bana yıkılan vebali herşeye rağmen deyip sahiplenmemek yaşananları ve hayalini kurduğun onca güzelliği üstüne basa basa ezip geçmen ! ! ! bunları da aştım artık bir paket sigarayla yaram kabuk bağladıkça birşey olmamış gibi davranabiliyorum arkadaşlarım sağolsun yanlızlığımı alıp sakladılar bulmak için uğraşmıyorum şimdi beni tek üzen aşkla arama girişin küstürüşün heyecanları madem unutulmak istedin madem ağır geldi sevmelerim öyleyse söyle aşka çok sık görüşmeyelim… sende bir an önce topla git anıları yüreğimden savur kendini yüreksizlere ne şiirlerime uğra, ne şarkılarıma dönersen namertsiz bundan böyle ve şimdi tek dileğim hayatına giren her kadında beni hatırla ! ! ! ... Devamı

23 09 2008

İlan_ı aşk

Seni gördügüm anda çarpanlara ayrıldım Elips yüzüne,matris gözlerine bayıldım İşte dedim benim aradığım İlk fırsatta aşkımı tümevarımla ispatladım Logaritma sevgilim derdim sana Hep hayal kurardık gelince bir araya Koni şeklinde,üçgen şeklinde yuvamızda Dizi dizi,seri seri çocuklarımızla Tam sunacakken sana evlilik önerimi, ‘analitiğimiz uymuyor’diyerek terk ettin beni Oysa türevini alacak kadar sevmiştim seni, Sana olan aşkım reeldi,lineerdi Tanjantımı hesaplamadan giden vefasız sevgilim. Rüyalarımda hep seni görörüm Benim biricik hiperbolüm,minik parabolüm Nerde eski detarminan,diskiriminant formülüm Dön bana integralimi al signum yüzlüm Eğer dönmezsen kahrımdan ölürüm Bak şu kalbimin fonksiyonuna periyoduna Asimptotumu bul da grafik çiz bana Söz veriyorum’ konikçiğim’ demem sana Seni çok seviyorum;ANLASANA… bir matematikçinin ağzından da ancak böyle güzel şiir yazılabilir:)   İLK AŞKIM MATEMATİKSeninle ilk tanıştığımız günü hatırlar mısın? Hani Cavide teyzenin elindeki gofretleri canım çekmişti Utanıp ta isteyememiştim. Nedir onlar öyle 4 tane Cavide teyze demiştim. İşte seninle ilk defa orada tanışmıştım Seni ilk defa orada sevmiştim Beklide bir daha hiç unutmamasıya, ayrılmamasıya. Gecelerin uykusuz sabahında bir dost olarak seni buldum yanımda Bazen günler haftalar hatta aylar oldu yüz vermedin,kırıldım. Bazen oldu hep güldün yüzüme sana daha da bağlandım Ama ben seni hep sevdim ve seveceğim Çünkü sen benim ilk aşkımsın Matematik Bir gün olurda senden başka bir sevgili bulursam Üzülme! Senin yerin kalbimin en güzel köşesidir Bir k... Devamı

24 07 2008

Firari

Sana çirkin demedim ben Sana kafir demedim ben Topladın saçtığı altınları yüzlerce elin Kahbelendin de garaz bağladım ahlaka bile  Sana çirkin demedim ben,sana kafir demedim Bence dinin gibi küfrün de mukaddesti senin Yaşadın beş sene gönlümde,misafir demedim Bu firar nerden,ne zaman aklına esti senin  Zülfünün yay gibi kuvvetli çelik tellerine Takılan gönlüm asırlarca peşinden gidecek Sen bir ahu gibi dağdan kaçsan da yine Seni aşkım canavarlar gibi takip edecek!             Faruk Nafiz Çamlıbel    Anlattıkça kış vuruyor satırlarımaAnlattıkça üşüyor, anlattıkça ısınıyor yüreğim.Bugün sardunyalarım da açmadıBelki de küskün renklereEllerimde günah gibi yaşayamadıklarımSensiz soluyorum anlayacağınMavi mavi ölüyorumDuyuyor musun, orada mısın,Var mısın, yok musun?Bir tek şeyi unutma!Seni sevdim ben.Yanarak, yıkılarakAklıma her geldiğinde ağlayarak.... Devamı

01 07 2008

Suretini bilmediğim

Yazan:Gülay SağlıcakBeyaz sevdam kelimelerim yüreğinin kuytularına vuruyor... Duyuyor musun? Meçhul bir yalnızlıktan titrek bir dalgayla geliyorum bu gece sana... Sessiz kalıyorum, oysa ta kendisindeyim hayatın... Beni seviyor olmana sessiz kalıyorum, enkaza dönüşmüş yüreğimi güzelleştirme çabasından, her ne kadar ihtiyacım olsa da kaçıyorum... Ben sanırım mutlu olmaktan korkuyorum... Gözleri umut dolu bir sevdanın, kör ebe oynamasına izin veriyorum... Nedenim yok bu oyunda...Yorgun düştüğüm için sana ait olmak beni korkutuyor...Vurgun vakitlerimi, geçmişin tozlu raflarını unutmak için işte duy ; seviyorum seni... Sesini duymadan senin oldum.. Yüreğimin oldun... Şimdi bunları anlatmak bi hayli ağır gelir bana ...Korkağıyım bir aşkın esiri olmanın... Taşıyamıyorum bu yükü... Bi ucundan sende tutsan diyorum...Senden şunu istiyorum bir dilekçe yazsan yüreğime... Kalbin emanetim olsa... En kanayan yerimden sevmeye başlasan beni... Gelsen sen en büyük çığlıkla git dediğim anda...Artık hayallerimi avuç avuç, kana kana içsem diyorum. Nedense sana beyhude bi özlemle kavuşmayı diliyorum. Sevda yokuşlarını tırmanıyorum senin için, belki yüzünü görebilirim diye... Çöl sürgünü yüreğime sevda ekiyorum filizlenir belki diye...Kan gölüne dönüşen yüreğimi kirlerinden arındırıyorum bu gün... Dezanfektan bir yalnızlıkla... Karaborsaya düşmüş yüreğimle... Çöl yangını edasıyla; sana yazılırım bu gece...Seni yazıyorum bu gece, akıl almaz hecelere varlığından bahsediyorum...Yokluğunu aheste yaşıyorum... Dargın ümitlerime güçlü cümlelerden bahsediyorum... Bavuluma tüm umutları dikkatlice yerleştiriyorum. Öyle derin ki soluğum tek nefeste içime çekebilirim ... Devamı