Seninle ölmek istiyorum...
Ocak 19, 2009 · Kategori: resimli şiirler-hikayeler
SENİNLE ÖLMEK İSTİYORUM;SENİ SEVDİĞİM İÇİN,SENDEN ÖTE YALNIZ ÖLÜM OLDUĞU İÇİN
Seninle ölmek istiyorum;birlikte ölümsüzlüğe erelim diye,karanlıkları birlikte aydınlatalım diye..
Seninle ölmek istiyorum;çünkü seninle yaşamıyoruz,çünkü mayamız ayrılıktandır;çünkü ölümle bir bütün olacağız..
Seninle ölmek istiyorum;dudaklarımda en hazini ile gülüşlerin,ellerimde en güzeli ile ellerin,gözlerimde en aydınlığı ile şafakların
Seninle ölmek istiyorum;benimle kadere meydan okuyabilcek misin?Hiçe sayacak mısın benimle insanları,yaşamaı,Tanrıyı?Benimle gelecek misin?
Aşk seninle başladı.Erdemlerim,mutluluklarım senden geliyor.Her şey seninle güzel,ölüm bile.
Biz tüm inanmışlarız seninle,gerçek sevenleriz.Biz bu dünyaya yabancıyız,bu dünya bize yabancı.
Yaşamak mı dedin?Sürünmeğe değer mi?Tanrı mı dedin?Ölüm de onun eseri değil mi?Kadınlar mı dedin?UNUTURLAR...
Bu katran geceler nasıl olsa bitmeyecek.Ne yapsak insanları tüketemeyiz yeryüzünden.Nereye gitsek,çaresizliğimiz bizimle beraber.
Güz aylarında rüzgarın savurduğu iki yaprak gibi,ayrı ayrı bahçelerden koparılıp aynı kavanoza konmuş iki gül gibi,birbirine karışan iki deniz gibi Seninle ölmek istiyorum.
MEYDAN SAATİ
Anladık âşıksın gece gündüz onu düşünüyorsun
Belki gelir diye
Onu bekliyorsun bulvarda her akşam
Geceleri de uyku tutmuyor gözlerini
Meydan sati misin be adam.
GUGUKLU SAAT
Neylersin
Serde şaiirlik var
Dalıveriyorum ara sıra
Seni yanımda sanıyorum
Bana her saat başında
Benim olmadığını hatırlatsın
ÖLÜM SAATİ
Şunun şurasında üç gün
Bilemedin 3 sene kaldı
Patlama
Geliyorum ölüm 
1957 Ümit Yaşar

Kalici Baglanti Yorum ( 0 ) Yorum yaz!
Hoşçakal Sevgilim-son mektup
Aralık 23, 2008 · Kategori: resimli şiirler-hikayeler
Yazıya göre bu,son mektup olmalı değil mi...okuyalım bakalım.
Ben veda etmeyi pek beceremem. Duygularımı da pek açığa vuramam zaten, hele bu veda çok daha zor geliyor. Aslında hiç böyle bir son görüşmeye gerek yoktu. Ama insanın kanı durmuyor işte., ne varsa bu son anlarda.? Senden hatırlamanı bile istemiyorum., sadece temizliği ve saflığı yaşatalım bu aşkı kalbimizin bir kuytu köşesinde!...

Ne güzel başlamıştı.
Geceler boyu uykusuz kaldık birbirimizi düşünmekten, en güzel heyecanları, en güzel bakışları yaşadık. Hemen aşkı yaşadık, zamanı durdurup utançları ve sitemleri yaşadık. Kavgaların en güzellerini de biz yaptık. Çünkü barışmakta ayrı bir zevk veriyordu bize.
Sevdik, sevildik, doruğuna vardık kutsal duyguların.Aşk yeminleri ettik tutamayacağımızı bile bile. Günlerce aylarca yalnız ikimiz varmış gibi yaşadık. Ne alaylı bakan gözlere, ne karşı çıkan büyüklere, ne de dost sözüne aldandık. Kendi ateşimizde yandık, en önemlisi bir birimizi anladık.
Romantik şarkıları serin aksam üstüleri yaşadık seninle. En güzel çiçekleri verdin bana. Rüyalarda bile hep ikimiz vardık. Gerçek aşkı tattık bunu sende biliyorsun.
Öyleyse hep aynı duygularla kalmalı değil mi? Biz birlikte olmasak da... güzel başlayan çok güzel yaşanan bu aşkı aynı temiz duygularla bitirmeliyiz. Şimdi de ayrılığın en güzelini en acısını yine biz yaşıyoruz...
Ne dersin bu da Allah’ın bir lütfü değil mi bize? Lütfen ağlama. Neden benimkilerle yarışıyor göz yaşların? Sen benim güçlü kocaman sevgilim değil misin? Güçlüsündür sen... seni hep böyle hatırlamak istiyorum, haydi sil gözyaşlarını. Hava da kararmak üzere, zaman bize hep acımasızdı zaten. Yine öyle çabuk olmamızı istiyor herhalde.
Sana bir şey söylemek istiyorum. Mavi gömleğin sana çok yakışıyor bir daha kız tavlamaya niyetlenirsen bu sözlerim aklında bulunsun. Bir de küçük bir istek arkana dönüp bakma tamam mı her şey burada bitsin, hoşçakal...
ve kızın bir türlü eline geçemeyen kaybolan mektup:
Senin olmak ve benim olman için ne fikirlerimden vazgeçiyorum bir bilsen.
Nedense bir senden vazgeçemiyorum.
Nedir bu işin aslı?
Her geçen dakika, her yazıya dökülen his sonunda
sana olan hayranlığım artıyor.
Sonunu bilemediğim bir işe kalkıştığımın farkındayım.
Ne var ki hangi işin sonunu kesin ve net olarak bilerek başlıyoruz ki?
Sonuçlarını hep başımıza gelince görmüyor muyuz?
Senin başa bela bir tarafın var ki işte o yiyip bitiriyor insanı,
o tarafına bayılıyorum,
eriyip bitiyorum.
Bir virüs gibi damarlarımda dolaşıyorsun.
Seni silmem için şimdi kendimi baştanbaşa yenilemem gerekiyor.
Neden seni unutmak istediğime gelince,
şu kısa zamanımı boşa harcıyorum korkusu,
yavaş yavaş sarmaya başladı artık beni.
Korkum,
hiçbir zaman elini tutamayacak,
saçlarını okşayamayacak olmamdır belki de,
kim bilir?
Ve aklıma gelen hep başıma gelir, bilirim.
Seni bir başkasıyla el ele görmek,
söylediğin şarkıya eşlik edecek dudakların sahibinin ben olmaması
ve teninin sıcaklığını hissedecek omuzların
benim omuzlarım olmayacağını bilmektir belki de yıkan içimi,
çıldırtan beynimi
ve kemiren yüreğimi günden güne,
gizli gizli
ve gecelerce-ki bunları bilmek ölmek demek zaten-.
Boşuna biliyorum kendimi yiyip bitirmem.
Artık hiçbir şarkıyı-en gönül sazımın telini titretenleri dâhil-duymak istemiyorum.
Aşka dair şiirler yazmıyorum örneğin,
aşk üstüne yazılmış romanları, hikâyeleri okuyamıyorum.
Tüm hislerimi belki bir yerde sana söyleyebilirim diye içime atıyorum.
Bu yazdıklarım zaten sana söyleyemediklerim.
Belki söyleyebileceklerim şimdi bir yerlerde,
ki benim hala bilmediğim.
Senin de beni anladığın
ve kalbinin çarpışının benimkiyle aynı frekansta buluştuğu bir gün,
ben de, sana söyleyemediklerimi söylerim belki...
Kim bilir...
yazılar,sözler
kağıt kalem anlamsız geliyor
yoksun..
boşa geciyor gibi geliyor
günler geceler
her dakika her saniye
hepsi heder..
Sadece benim olmanı istiyor
ikimizin birbirimize yetebilmemizi istiyorum.
Beni görünce aynı benim seni görüşümdeki
Kokun dört duvarda,uyukladığın şu koltukta
Mevcut hala yürüdüğün kaldırımda izlerin
Bilmiyorlar terk ettiğini bu şehirden bıkıp ta
adını sevgili diye anıyorlar ya bizlerin..
o çok kötü koyuyor adama...
içimden sana bunlar geçiyor
içimden sen geçiyorsun bağıra bağıra
içimden daha neler geçiyor bir bilsen
kısmet olur da bir gün yüzüne de söylerim belki
o zamana kadar iyi bak kendine aman ha!!!!
Sevgilinize online aşk mektubu yazın:D işte buradan...
Kalici Baglanti Yorum ( 1 ) Yorum yaz!
MUM ALEVİ İLE OYNAYAN KEDİNİN ÖYKÜSÜ
Aralık 21, 2008 · Kategori: resimli şiirler-hikayeler
Arkadaşıma gönderdiği şiir için çok teşekkür ediyorum:) 
Bir mum yanıyordu bir evin bir odasında.
O evde bir kedi vardı.
Geceler indiğinde kendi havasında
Mum yanar, kedi de oynardı.
Mumun yandığı gecelerden birinde
Kedi oyunlarına daldı.
Oyun arayan gözlerinde
Mumun alevi yandı,
Baktı,
Mumun titrek alevinde
Oyuna çağıran bir hava vardı.
Oyunlarını büyüten kedi büyüdü
Kendi türünde çocukcasına,
Döndü dolaştı, yavaş yavaş yürüdü
Geldi mumun yanına, oyuncakcasına.
Bir baktı, bir daha, bir daha baktı
Mumun alevinin dalgalanmasına
Uzandı bir el attı.
Bıyıklarını yaktırmadan analmayacaktı...
İlk kez gördüğü mumun yakmasına
İnanmayacaktı.
Kedi oyunlarında büyüyordu,
Mum, üşüyordu yanmalarında.
Zaman ikili yürüyordu
Aralarında.
Bir ayrışım görünüyordu
Birinin yanmalarında
Öbürünün oynamalarında.
Kedi oyunlarında büyüyordu,
Yitirerek gitgide oyunlarını.
Mum küçülüyordu yanmalarında,
Yitirerek gitgide yakmalarını.
Oynarken büyüyen kedi yanacak,
Aydınlatırken küçülen mum yakacaktı.
Küçülen yaka-yaka aydınlatacak,
Büyüyen yana yana anlayacaktı.
Bir mumun yanmasından
Ve bir kedi oyunundan
Kaldı sonunda
Bir gecenin tam ortasında
Bir evin bir odasında
Göz-göze susan
İki insan.
Mum yandı bitti
Kedi büyüdü gitti.
oyunlar karıştı gecelerde
Suskun uykusuzluklara.
O iki insandan, sonunda
Birinin anılarında kedi,
Birinin dalmalarında mum
Kaldı gitti.
Nerede bir mum yansa şimdi,
Nerede oynasa bir kedi,
Birbirine yansıyor, karışıyor gölgeleri...
Bugün dün gibi oluyor,
Dün bugün gibi.
Mum ellerimi tırmalıyor,
Belleğimi yakıyor kedinin elleri.
Özdemir Asaf
Kalici Baglanti Yorum ( 0 ) Yorum yaz!












